Uzak bir diyarda, Ay Krallığı’nın eteklerinde küçük bir köy vardı. Bu köy, orman ruhlarının ve iblislerin dolaştığı tehlikeli bir bölgenin sınırında bulunuyordu. Köy halkı, her dolunayda kötü ruhların saldırılarından korunmak için eski bir geleneğe uyardı: "Kırmızı Ayın Muhafızı" seçilir ve ormana kutsal bir sunu götürürdü.
Bu yılın muhafızı, 16 yaşındaki cesur bir kız olan Akari idi. Uzun kızıl saçları ve kırmızı pelerini, Ay Tanrıçası tarafından seçilmiş olduğunu simgeliyordu. Büyükannesi, ona bu kutsal görevi devretmişti. Görevi basitti ama tehlikeliydi: Yasaklı Orman’ı geçerek Ay Tapınağı'na ulaşmalı ve oradaki ruh muhafızına kutsal tılsımı teslim etmeliydi. Ancak ormanda tehlikeli bir varlık vardı: "Kara Kurt" lakaplı efsanevi bir iblis avcısı...
---
Yolculuğun Başlangıcı
Akari, ay ışığında parlayan dar orman patikasında yürüyordu. Üzerinde büyükannesinin ona verdiği kırmızı pelerin vardı. Bu pelerin özel bir büyüyle dokunmuştu ve ona hız, çeviklik ve kısa süreli görünmezlik sağlıyordu. Ancak, ormanın derinliklerinden gelen uğursuz bir aura hissediliyordu.
Tam o anda gölgelerin arasından biri fırladı! Akari hızla kılıcını çekti, fakat saldırgan ona saldırmak yerine önünde durdu. Bu, uzun siyah saçlı, keskin altın gözlü ve kurt dişleri olan genç bir adamdı. Üzerinde eski savaşçı kıyafetleri vardı.
“Sen… Ay Krallığı’nın muhafızısın, değil mi?” diye sordu adam.
Akari, kılıcını sımsıkı tutarak yanıt verdi: “Sen de kimsin?”
Adam, hafif bir gülümsemeyle adını fısıldadı: "Ookami" (Japoncada "kurt" anlamına gelir).
“Bu ormanda yalnız başına dolaşmak aptallık olur, küçük muhafız.”
Akari, düşman mı dost mu olduğunu anlayamadan yoluna devam etmeye karar verdi. Ama Ookami, onun gölge gibi peşine takıldı.
---
Kara Kurt’un Gerçek Kimliği
Yolculuk ilerledikçe, Akari Ookami’nin sandığı gibi bir iblis avcısı olmadığını, tam tersine bir iblis olduğunu öğrendi. Ama o, kötü bir iblis değildi; lanetlenmiş bir iblis savaşçısıydı. Bir zamanlar Ay Krallığı’nın en güçlü muhafızlarından biriyken, kötü ruhların saldırısında lanetlenmiş ve bir kurda dönüşmüştü. Ancak hâlâ insan bilincini koruyordu ve Ay Krallığı’nı yok etmek isteyen karanlık güçlerle savaşıyordu.
Akari ve Ookami, tapınağa yaklaştıkça düşman ruhlar daha da güçlenmeye başladı. Sonunda, onları durdurmaya çalışan dev bir iblis olan Gök Kurt (Tenrou) karşılarına çıktı. Tenrou, eski bir ay tanrısıydı ancak zamanla yozlaşıp karanlık tarafa geçmişti.
Ookami, tam güçlerini kullanmaya hazırlanırken Akari ona engel oldu. “Eğer iblis formuna tamamen geçersen, bir daha geri dönemeyebilirsin!” diye bağırdı.
Ancak Ookami, Akari’yi korumak için bu gücü kullanmak zorundaydı. Son bir hamleyle, Akari’nin kırmızı peleriniyle birleşen kutsal enerjiyi kullanarak Tenrou’yu mühürlemeyi başardı.
Efsanenin Devamı
Görev tamamlanmış, kutsal tılsım tapınağa teslim edilmişti. Ancak, Ookami mühür yüzünden insan formunu kaybederek bir kurda dönüşmüştü. Akari, ona söz verdi:
“Ne pahasına olursa olsun, seni kurtarmanın bir yolunu bulacağım.”
Ve böylece, Kırmızı Ayın Muhafızı efsanesi devam etti.
